Mutlu Kalabalıklar | Merry Crowds 12 Mart – 20 Nisan 2019

Galeri 77, Sayat Uşaklıgil’in “Mutlu Kalabalıklar (Merry Crowds)” isimli beşinci kişisel sergisine 12 Mart – 20 Nisan tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Sanatçının eğlenceli ve mutlu döngüleri betimlediği yapıtları klasik bir pentür etkisinden ziyade alternatif ve minimal bir plastik dilin kodlarını içeriyor. Uşaklıgil, kişisel ilgi alanı ve beslendiği konuların bazılarından, nostaljide kalan sinema afişlerinden, geçmiş zamana ait kitap kapakları imajlarından ve illüstrasyonlardan esinlenerek yapıtlarında bunları görünür hale getiriyor. Minimal ve illüstratif bir üslup ile ele aldığı pentürlerinde sanatçı, akrilik gibi hızlı kuruyan ve biçim vermenin çok da kolay olmadığı bir malzemeyi ustaca kullanarak kompozisyonlarına etkileyici bir görsellik kazandırıyor. Bu bağlamda dikkat çekici üslubu ve zamansız kompozisyonlarıyla ayrışan birbirinden seçkin eserlerden oluşan sergi, Galeri 77’nin Karaköy’deki mekânında 20 Nisan tarihine kadar ziyaret edilebilir.

Figüratif, ütopik, sürreal çerçevelerde zaman, uzam ve mekân bağlamında yapıtlar üreten Sayat Uşaklıgil, eserlerinde ironik bütünsellikler yaratıyor. Sanatçının akrilik boya ile ürettiği çeşitli formlardaki tabloları figüratif bir yoğunluk, mekânsal bir derinlik içinde alternatif ve çok boyutlu gerçeklikler sunarken illüstratif ve sinematografik bir üslup ile ele aldığı yapıtlarında, ağırlıklı olarak kadın figürleri ve kimi zaman da karma bir biçimde kadın-erkek figürlerini yan yana kullanıyor. Masum ve mutlu figürler ile gülen, gülümseyen ve çoğu zaman eğlenceli anları betimleyen sanatçı, geçmiş ve bugünün birlikteliği içindeki figürleriyle nostalji, mekânlarıyla da salt realiteye dayalı bir sentez oluşturuyor.

Sayat Uşaklıgil tablolarını, kompozisyonlarını oluştururken 1940 ve 1950’li yıllara ait siyah-beyaz nostalji fotoğraflarından yararlanıyor. Birebir ve direkt olarak kullanmadığı ancak bir temsil ve yaklaşım olarak yararlandığı bu fotoğraflar, sanatçının yapıtlarında geçmiş ve bugün arasında değişen ve dönüşen moda, teknoloji, edebi, kültürel yaklaşımlar ve yaşam biçimi hakkında mikro ipuçları yaratıyor. Yapıtlarda izlenen figürler daimî bir dinamizm ve mutluluk içinde görünüyor. Absürt bileşimlerle sunulan figürler için “an”da olmak ve “an”ı yaşamak, o zamanı değerlendirmek önemli bir gösterge olarak sunuluyor.

Formal olarak tuvallere yansıyan imgelerde birden çok karenin üst üste gelerek neredeyse bilim kurgu efekti gibi bir görüntü ile buluştuğu yapıtlar, mekân ve figür denkleminde bağımsız ve çarpıcı kontrastlıklar yaratıyor. Sanatçının kompozisyonlarında öznel belleğinin arşivlerinden çıkardığı geçmişe ve an’da kalanlara dair natürel bir nostalji etkisiyle yarattığı kompozisyonları, güldürücü ve sevinç içindeki zamanlara referans veriyor.

Sanatçı kullandığı boyalarda monokrom ve renk cümbüşleri ile çarpıcı ahenkler yaratıyor. Çoğu zaman arka planın renkli ve figürlerin siyah-beyaz resmedildiği yapıtları, sanatçının sanat tarihinin köklerinden aldığı referansları da izleyiciye sunuyor. Dikkat çekici ve gösterişli renklerle Barok’un dinamizm ve devinim içindeki canlı renk ve biçimlerini tercih ediyor. Bu sayede tuvallerde görünen imgelerin sevinçli halleri ve aktif hareketleri daha da canlandırılarak renk ve biçimsel bir bütünlük içinde harmanlanıyor. Soğuk ve sıcak renkler arasında pastel ve frapan renkleri, yekpare plastik bir kolajın zıtlıkları içinde izleyiciye sunuyor. Zıtlık içindeki figüratif ve uzamsal mutlak eklektizm tablolardaki kavramsal biçimciliğe de yoğun olarak destek sağlıyor.

Sanatçı geçmiş ve gelecek arasındaki absürt mekân seçimleri ve figürlerin jestleri ile illüstratif bir gerçeklik sanrısı sunuyor. Karşıtlık oluşturan konu zamanlararasılık ve gerçeklik boyutudur. Geçmişteki fotoğraf karelerinden tablolara dönüştürülerek yansıtılan figürler bulundukları noktada ebedi bir mutluluk ve sevinç içindedir. Daha da ilginç olabilecek bir diğer konu ise fotoğraflardan yararlanılarak oluşturulmuş olan bu pentür kolajlarda yer alan figürlerin artık hayatta bile olmadığıdır. Tuhaf bütünsellikler içinde yer alarak gerek uzay gerekse bir otelin balo salonu gibi alanlarda görünen bu insanlar, geçmişten bugüne gelerek ânı yaşamayı, ölümlü olmayı, geçiciliği ve dünyevi bir varyasyonu da anımsatıyor. Sanatçının “Memento-Mori” (fani olduğunu hatırla) üzerine de odaklandığı figüratif yaklaşımı mutluluk, sevinç, korkutucu gerçeklere karşı umarsızlık ve ânı yaşama ve hissetme imgeleminin de bir göstergesidir.

En nihayetinde, Sayat Uşaklıgil illüstratif ve yalın bir üslup kullanarak yaptığı kolaj resimlerinde, merkezde yer alan figürler ve arka planda yer alan minimal renkler ya da tuhaf atmosfer ile geçici mutluluk durumlarını, zamanın geçiciliği ve anıların değerini plüralist bir biçimde vurguluyor. Sanatçı çok boyutlu, katmanlı ve metaforik resimleri ile bireysel bir hafızanın izlerinden yola çıkarak salt bir estetik bütünlük ve çarpıcı bir imge şöleni izle izleyiciyi karşılıyor!

Sayat Uşaklıgil 1975 yılında İstanbul’da doğdu. 1997 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünü birincilikle bitirdi. Aynı kurumda yüksek lisans eğitimini tamamladı. “Arkhe” ve “216” inisiyatifleriyle grup sergileri düzenledi. Yurtiçi ve yurtdışı olmak üzere çeşitli sergi ve fuarlara katıldı. Çalışmalarına halen İstanbul’daki atölyesinde devam etmektedir.

GALERİ 77

  • Necatibey Cad. No: 77 Ayvaz Han 34420 Karaköy/Beyoğlu, İstanbul
  • Açılış → 12 Mart 2019 Salı, 10:00-20:30 (Kokteyl: 18:30-20:30)
  • Ziyaret Saatleri → Pazartesi – Cumartesi, 10:00-18:00 (Pazar, randevu ile)
  • Düzenleyen Buğra Uzunçelebi

Öne Çıkan Eserler